Allah’ım (c.c), Elyasa’ya selam olsun. Allah’ım (c.c) Zülkifl’e selam olsun.
Allah’ım (c.c) Muhammed’e selam olsun.
Bu; rüya değil,
masal, hikâye, roman değil! Film, tiyatro değil, felsefe, ihtimaller değil, okuyarak şahit olduğun, başkasına ait bir hikâye değil!
Vücuduna batan dikendeki gerçek hissiyat misali, tam manasıyla, bütün uyaranlarıyla, aklına, gönlüne, yaşam odağının eksenine hitap eden bir müjde / uyarı mesajıdır.
Bilmelisin, anlamalısın, ölçüp biçmeli, analiz etmelisin. Uyandığın yeni gün, egonun, dürtülerinin, bomboş hayallerinin peşinde ziyan olmasın.
Ölümün varlığı, gerçekliği ve kaçınılmazlığı gibi, aldığın kararların, çizdiğin, izlediğin, takip ettiğin yolun, yaşantının, sonrası yargılanacaksın, mes’ulsün, kaçamazsın, kurtulamazsın, tekrarı yok hayatının.
Tüylerin ürpersin, kalbin korku ve endişeden güm güm atsın, yüreğin ağzına gelsin, dizinin bağı çözülsün, için cız etsin; bu sensin, yanındaki arkadaşın, dostun, yoldaşın değil.
Pişman ol, çıkış ara, çabala, çamur bataklığında boğulup gitme. Allah’ın (c.c) vaadi gerçektir, haktır.
O’nun ipine sarıl, o ip, o ipe sarılacak irade sende.
Allah’a (c.c) yönelir, yalvarırsan, çabalarsan; bil ki, Allah (c.c) afvı sever, kuluna onun gayretini, samimiyetini görür, merhamet eder, temizler, hidayete erdirir. O severse kurtulursun, kazanırsın.
Bu kazandığın beş yıldızlı tatil değil, haram para değil, anlık zevk değil, uçucu, geçici, sanal zevklerle uçmak değil.
Rabbi’nin hoşnutluğu, sonsuzluk, esenlik, cennet ve nimetleri.
Kazanırsın!..
Sen istersen.
M.N.C.

