Hatim; sözlükte mühürlemek, sona erdirmek, bitirmek anlamlarına gelir. Istılahta ise Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar okuyup tamamlamaya hatim denir. Bir kimsenin Kur’ân-ı Kerîm’i hatmetmesi, Kur’ân’daki 114 sûrenin tamamını okuyup bitirmesi demektir. Hatim, Kur’ân’ı yüzünden okumak suretiyle yapılabileceği gibi ezberden okumakla da yapılabilir.
Kur’ân-ı Kerîm okumanın faziletine dair Hz. Peygamber Efendimiz (SAS)’den pek çok hadis rivayet edilmiştir:
“Ümmetimin ibadetinin en faziletlisi Kur’ân okumaktır.”
“Evlerinizi namaz kılmakla ve Kur’ân okumakla nurlandırınız.”
Bunların dışında; Kur’ân okunan yerlere meleklerin indiği, rahmet ve huzurun orayı kuşattığı, Kur’ân okuyan kimsenin misk taşıyan kimseye benzediği, Kur’ân okumanın gıpta edilecek bir nimet olduğu, Kur’ân’ı ezberleyenlerin toplumun en şereflileri arasında bulunduğu da hadislerde bildirilen hususlardandır.

Bu sebeple sahâbe-i kirâm Kur’ân okumaya büyük önem vermiş, sabah evden çıkmadan önce mutlaka bir miktar Kur’ân okumayı alışkanlık hâline getirmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerîm okumak Müslümanlar için büyük bir ibadettir; aynı zamanda çok yüce bir zikirdir. Peygamber Efendimiz (SAS) bu hususta ümmetini pek çok defa teşvik buyurmuştur.
Kur’ân-ı Kerîm’in yalnız okunması değil, yüzüne bakılması bile sevaptır. İnsan okuma bilmese dahi, “Bu Allah’ın kelâmıdır.” diyerek hürmetle baksa sevap kazanır. Kur’ân’ı sevmek, ona saygı göstermek de büyük ecir vesilesidir. Ancak okunduğunda sevap kat kat artar. Nitekim Allah Teâlâ her bir harfine on hasene vermektedir.
Kur’ân-ı Kerîm tertîl üzere okunmalıdır. Tertîl; onu kendine mahsus güzel bir eda ile, tane tane, ölçülü ve huşû içinde okumaktır. Sahâbe-i kirâm ve Peygamber Efendimiz (SAS) Kur’ân’ı böyle okumuşlardır. Kur’ân, sıradan bir konuşma veya nutuk gibi değil; vakar, hüzün ve derinlik içinde okunmalıdır.
Arap lisanının üslubuna uygun şekilde, huşû ile, gerektiğinde gözyaşıyla okunması tavsiye edilmiştir.
Hatmin fazileti hakkında da Resûlullah’tan (SAS) hadisler nakledilmiştir. Ebû Hüreyre’den rivayet edilen bir hadiste bir sahâbî:
“Ey Allah’ın Resûlü! Hangi amel daha faziletlidir?” diye sorunca, Peygamber Efendimiz (SAS):
“Konup göçen Kur’ân sahibidir. Baştan sona okur, sonra tekrar başa döner.” buyurmuştur.
Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen bir hadiste ise:
“Amellerin en hayırlısı Kur’ân okumaya başlamak ve hatmetmektir.” buyurulmuştur.
Bu sebeple Müslümanlar, sahâbe döneminden itibaren hatim indirmeyi sürekli bir ibadet hâline getirmişlerdir.
Kur’ân okurken önemli olan bir diğer husus da onun mânâlarını düşünerek okumaktır. Dil âyetleri okurken, kalp de onların mânâsıyla meşgul olmalıdır. Kur’ân okuyan kişi rahmet âyetlerine geldiğinde sevinir, Allah’tan rahmet diler; azap âyetlerine geldiğinde durur, düşünür ve Allah’a sığınır. Böylece Kur’ân tilaveti canlılık kazanır ve kul, Kur’ân’ın doğrudan kendisine hitap ettiğinin şuurunda olur.